Yeniden Sizlerleyiz

Yine kapatılıyor!

yine-kapatiliyor

Tarihe Gece (Gündüz) Kondu.
26 Kasım 2014 Çarşamba 10:26

 Bugün yerel gazetelerimizden Bizim Sivas Gazetesinin haberine göre 1271 yılında yapılan Çifte Minareli Medrese’deki Çay Bahçesi kendini kışa hazırlıyor. Geçen yıl Eylül’de de üstü kapatılmaya çalışılan Medrese YİNE ÜSTÜ KAPATILIYOR.
Sahipsiz olan Medrese sahip çıkacak yetkilileri bekliyor.
Gazetedeki haberi de sizlerle paylaşıyoruz.

Tarihi Kent Meydanı’nda bulunan Çifte Minareli Medrese’nin çay ocağı olarak işletilmesine tepkiler çığ gibi büyürken, kış aylarına girdiğimiz bu günlerde medresenin bahçesinin üzerinin işletmeci tarafından kapatılması vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı
Fatih TABUR
Geçen yıl sonbahar aylarında bahçesinin üzeri ahşap ve branda ile kapatılan Çifte Minareli Medrese’de aynı senaryo tekrar oynanıyor. Kış aylarına yaklaştığımız bu günlerde medreseyi çay bahçesi olarak kullanan işletmeci, bahçenin üzerini bu sefer demir doğrama ve sac yardımıyla kapatma hazırlıklarına başladı. Sivas’ın önemli sembolleri arasında yer alan 743 yıllık Çifte Minareli Medrese’nin, içerisinde tarihte olduğu gibi ilmi faaliyetlerin gerçekleştirildiği yer olarak kullanılması gerekirken çay ocağı olarak işletilerek ticari amaç güdülmesi vatandaşlar tarafından tepki ile karşılandı.
‘3. Sivas Kitap Günleri’ kapsamında ilimize gelen önemli yazar ve akademisyenler de durumdan duydukları memnuniyetsizliğe konuşmalarında yer vermişlerdi. Bu kişilerden birisi olan Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil de konuşmasında Çifte Minareli Medrese’nin çay ocağı olarak kullanılmasını yadırgamıştı. Şimşirgil konuşmasında, “Türkiye’nin tarihteki en önemli ilim merkezleri Sivas’ta. Ne yazıktır böylesine değerlerimiz olacak ve böyle bir durumda olacağız. Bundan daha üzüntü verici bir durum olamaz. Sivas’ta geçmişte ilim yuvaları olarak kullanılan Buruciye Medresesi gibi Şifahiye Medresesi gibi Çifte Minareli Medrese gibi Gök Medrese gibi çok önemli ilim merkezleri var. Burada kahvehaneler değil, ilim merkezleri olmalı. En güzel mekanlarını ilim mekanları yapmış bir neslin, ecdadın evlatlarıyız biz. Buraları günümüzde de ilim yuvaları yapmalıyız. Yapmayın bunu!” diyerek tepkisini ortaya koymuştu.
Durumdan Sivaslılar da şikayetçi. İlim yuvasının bilime yönelik faaliyetlerde kullanılması gerektiğini düşünen Sivaslılar, yetkililerin konuya karşı duyarsız davranmasından yakındı.
MEDRESENİN ÖZELLİKLERİ
Selçuklu döneminin en önemli anıtsal yapılarından biri olan Çifte Minareli Medrese aynı zamanda en çok tahribata ve yıkıma uğramış yapılardan birisi olarak da göze çarpıyor. Günümüze yalnızca doğu cephesi, yani ön yüzü gelebilmiştir. 1960’lı yıllarda yapılan araştırma kazısı sonucuna göre medrese, açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı anıtsal bir yapıdır. Köşe kulelerinden sonra medreseye bitişik güney yönünde daha önceki dönemlere ait bir imaret veya zaviye olduğu, kuzey yönünde ise medrese bünyesi içinde bir hamamın olabileceğinin izleri ortaya çıkarılmıştır. Taç kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre 1271 yılında Vezir Sahip Şemseddin Muhammed Cüveyni tarafından yaptırılmıştır. XIII. yüzyıl, Anadolu Selçuklu döneminde imar faaliyetleri ve kültür hayatının önemli devresi olarak görülür. Selçuklular bu yüzyılın içinde Buruciye Medresesi, Gök Medrese ve Çifte Minareli Medrese gibi taş, tuğla ve çini sanatının Anadolu’da en önemli yapılarını meydana getirmişlerdir. Bugün, doğu yönünde yer alan medrese girişinin taş süslemeli cephesi büyük boyutları ve tuğla-sırlı tuğla örgülü iki minaresi ile dikkati çekmektedir. Sivas Gök Medrese ve Erzurum Çifte Minareli Medrese ile benzerlik gösteren yapının iki katlı, dört eyvanlı ve açık avlulu olduğu öğrenilmektedir. Ön yüz, ortada iki minareli taç kapı, iki yandaki pencere ve köşe kuleleri ile kompoze edilmiştir. Ön yüzündeki süslemeli pencereler yerleştirilirken bir simetri aranmamıştır. Cephedeki taş süsleme ve oran itibariyle mimari bir olgunluğun yanı sıra aynı süslemeyi tekrardan kaçınan bir anlayışın hâkim olduğu göze çarpar. Böyle bir uygulama ile daha canlı, hareketli, ışık-gölge oyunlarını kuvvetlice hissettiren bir cephe elde edilmiştir. Taşın yanı sıra sırlı tuğla ve çinilerle bezeli iki minaresi bu olgun ve doyurucu kompozisyonu renklendirmiştir.
MEDRESEDE YAPILAN ONARIMLAR
1882 yılında hücre birimleri yıkılan yapının ön cephe kısmına arkadan destek verilerek tamamen yıkılması önlenmiştir. 1946 yılında minarelerin şerefeleri restore edilmiş, 1972 yılında yıldırım düşmesi sonucu gövdesi çatlayan minare Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Doç. Dr. Haluk Karamağaralı yönetiminde 1965-1971 yılları arasında yapılan kazıyla medresenin temelleri ortaya çıkarılmıştır. Yapı ayrıca 2002 ve 2008 yıllarında onarım görmüştür. 2009-2010 yıllarında yapılan restorasyonda ise cephe ve minareler onarılarak çiniler tamamlanmış, cephe temizliği yapılmış, temel kalıntıları yükseltilerek belirgin hale getirilmiştir.

Haber okunma sayısı: 812

Haberin etiketleri:

Çifte Minareli Mederese


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

SİVAS - HAVA DURUMU

SIVAS

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
1 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
8 hit, 5 ziyaretçi, 5 ziyaret
Bu ay:
21 hit, 13 ziyaretçi, 13 ziyaret
Toplam:
17729 hit, 7018 ziyaretçi, 7980 ziyaret